Töre ve Geleneklerimiz

tore-ve-geleneklerimiz

Giyim-Kuşam

Kadınlar eskiden üstü örtülü siyah bürde (buru) denilen ferace giyerlerken, bugün bürdelerin üst yanı kaldırılmıştır. Başlarına fes, çeki (türban), çene çemberi, yaşmak örterler. Bedenlerine işlemeli kadife güdük (kaftan), fistan, öğencek (önlük), dizbezi (uzun don) giyerek kuşak kuşanırlar.

Erkekler cumhuriyetten önce cepken, içlik, dizlik ve işlemeli püsküllü çorap giyerlerken, bugün herkes çağdaş biçimde setre pantolon giymektedir.

Kızlar, evlenmeden asla bürdeye girmeyip üç etekli entari,renkli kumaşlardan dizbezi giyinerek işlemeli öğencek kuşanırlar, başlarına da en alımlı yaşmakları örtünürler.

Yerel İnanışlar

Kimileri harman ve ekin işlerinde gubaşıklık (iş ortaklığı) biçiminde çalışırlar, ölenlerin arkalarından kadın akrabaları, ağıt söylerler. Yağmursuz mevsimlerde toplu olarak yağmur duasına çıkarlar, ilk üründen, ilk ağız sülünden konuya komşuya da tattırırlar. Eşe dosta arife günleri gözleme, aşure ayında alacaaş (aşure) dağılırlar. Sel ve yangın gibi yıkıma uğrayanın topluca yardımına koşup bir yıllık yiyeceğini güvence altına alırlar. Kadınlar sokak kapılarının önlerini, sık sık süpürüp dipli köşeli temizlerler. Yatırları ziyaret edip onlara kurbanlar keserler. Ramazan ve mevlit aylarında tanıdık ve akrabalar davet edilerek dinsel yemek şölenleri verirler. Salıncak eğlenceleri düzenlenerek, gençlerin sevgi eğilimleri ortaya çıkarılmış olur. Askere gidecek gençler, bir hafta çalgılı eğlentiler yaparlar. Bu toplu asker adaylarım akrabaları evlerinde sırayla yemeğe davet ederler.

  • İlkbaharda ilk gök gürlemesini işiten kimseler, sırtlarına taşlar alıp bir süre sırtlarında tutarlar.
  • Bayılan bir kimsenin düştüğü yere daire çizerler.
  • Ay tutulması durumunda, davul ve tenekeler çalarak havaya kurşun sıkarlar.
  • Ölen bir kimsenin akrabaları üç gün ölü evine gidip ölü aşı yerler.
  • Geç yürüyen bebeler için aydaş (raşitizm) aşı dağıtırlar.
  • Kış geceleri mahalle odalarında ferfene (ortak helva ve yemek toplantısı) düzenlerler.

İmralı Köyü

İmralı köyünde düğün tarihi belirlendikten sonra düğüne bir hafta öncesinde bayrak kaldırılır. Bu bayrak kaldırma işine ekmek bayrağı denir. Bayrağın dikildiğini köy halkına duyurmak için silah atılır. Düğünler Cuma günü öğleden sonra başlar. O gün akşam komşular toplanarak düğün yemeği için sarma sararlar. Düğün yemeği üç gün boyunca devamlı olarak gelen misafirlere ikram edilir. Cumartesi günü köyün gençleri ile köyün ileri gelenleri muhtarın evine davul-zurna eşliğinde gelerek bayrak kaldırırlar. Akşam olunca çeşitli oyunlar oynanır. Bunlardan birinde erkeklerin birkaçı kız elbisesi giyerek oynarlar. Bir başka oyun ise birkaç kişi deve yaparlar. Düğüne gelenlerin eğlenmelerini sağlarlar. Eğer erkek tarafı başka yerden ise gelin almaya gelindiğinde damadın yakınlarına şaka olarak eziyet ederler. İçi su dolu hatıla yatırmak gibi. Gelin damadın evine gelince, damat arkadaşlarıyla yatsı namazına gider. Yatsı namazından sonra damat gerdeğe sokulur. Damat gerdekten çıkınca birkaç el silah atılar.

Derbent Köyü

Derbent köyü kadınları saya denilen elbise giyerler. Kollarına kolcak denilen kırmızı kumaştan yapılan kolluk takarlar. Ön taraflarına elbisenin en üstünde beyaz renkli sarı işlemeli peşkir takarlar. Peşkirin altından entari denilen renkli kumaştan yapılan elbise giyilir. Üst kıyafetleri delme denilen beyaz renkli gömlek giyerler. Başörtüsü olarak başlarına fes giyerler. Fesi beyaz keten denilen bir başlıkla örterler.